Denizli Ülkü Ocaklarından pilav hayrı

Denizli Ülkü Ocaklarından pilav hayrı

Denizli Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı, 12 Eylül öncesinde verdikleri mücadelede şehadet şerbeti içen Ülkücüler için pilav hayrında bulundu.

Delikliçınar Yeni Camii’de gerçekleşen pilav hayrına 500 civarında vatandaş katıldı. Ülkü Ocakları Denizli İl Başkanı Özgür Solak, pilav hayrına  katılan vatandaşlara teşekkür etti.

"12 Eylül Rezaletin baş noktası, zulmün odak noktasıdır"

Askeri darbenin rezaletin baş noktası olduğunu belirten Solak, “ Peygamber ocağının burcu haline gelen Milliyetçi-Ülkücü Hareket, 12 Eylül 1980’de dış teşviklerle her türlü karanlık müdahale ve muamelelere maruz bırakılmıştır. Ülkücüler, kirli ve alçak kumpas kampanyalarına kurban edilmek istenmiş; ABD menşeli Türk düşmanları Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in Yusuf yüzlü mensuplarını zalimliklerin hüküm sürdüğü bir döneme teslim etmek istemiştir. İçerisine dış mihraklar tarafından sirayet ettirilen ve icazet altına alınan köhne bir kadro Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in onurlu ve şerefli imajını imha etmeye kalkışmıştır. Türk Milliyetçilerine yağlı urganlar, idamlar ve işkenceler reva görülmüştür. Ağabeylerimiz, dava arkadaşlarımız bu zulümlerle şehadet şerbetini içmiştir. Canlarını feda eden Ali Bülent Orkan, Selçuk Duracık, Halil Esendağ, Cevdet Karakaş, Mustafa Pehlivanoğlu, İsmet Şahin, Fikri Arıkan, Cengiz Baktemur ve Ahmet Kerse kahramansı duruşlarıyla asırlar sürecek bir destan yazmıştır. 12 Eylül rezaletin baş noktası, zulmün odak noktasıdır” ifadelelerini kullandı.

"12 Eylül Mahkumiyete karşı mücadele"

Askeri darbenin Türkiye’nin istiklal ve istikbalinin; istibdat mahkumiyetine karşı mücadelesi olduğunu söyleyen Solak, " Milliyetçi-Ülkücü Hareket üzerinden Türkiye’yi yıkma emelleri, davaya adanmış binlerce erin azmi ve kararlığıyla yerle bir edilmiştir.  12 Eylül 1980’de Ülkücüler, tarihin tozlu sayfalarına bırakılmak istenirken tarihin akış istikameti yön değiştirip mukaddes bir diriliş ruhuna dönüşmüştür. Nitekim Ruhi Kılıçkıran’dan Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na kadar tüm Ülkücü Şehitlerimiz davamızın meşalesi, inancımızın sirayet noktasıdır. Duruş ve kararlıklarıyla taşıdıkları sancak bizlerin de gurur nişanesi olmuştur. ‘Unutmak tükenmektir’ şiarıyla bugüne kadar ebediyete irtihal etmiş ülkü erlerimizi hafızamızın ve yüreğimizin derinliklerinde saklayarak attığımız adımda, yürüdüğümüz yolda hatıralarını yaşayıp yaşatacağız. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin ifadeleriyle “Milleti sevmenin bedelini darağaçlarında ödeyeceklerini bir an bile akıllarına getirmemiş olan binlerce ülkü eri, ülkü şehidi unutulmaz, unutulamaz" diyerek cümlelerini bitirdi.