DSO Başkanı Kasapoğlu, ‘2024 yılı 2023’ten daha zor geçecek

DSO Başkanı Kasapoğlu, ‘2024 yılı 2023’ten daha zor geçecek

Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu, 2023 yılı değerlendirmesi 2024 yılı beklentileriyle ilgili basın toplantısı düzenledi. Kasapoğlu “2024 yılı 2023 yılında da zor geçecek.” Dedi

Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu, oda binasında düzenlediği basın toplantısıyla geride kalan 2023 yılını değerlendirdi, 2024 yılı beklentilerini anlattı. Basın toplantısında DSO Başkan vekili Osman Uğurlu, DSO Genel Sekreteri Sezgi Akbaş, DSO yönetim kurulu üyeleri Halil Erdoğan, Orcun Aktekin’de hazır bulundu. DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, göreve geldiği 2022 yılı ekim ayından bu yana kentin ekonomik ve sivil toplum hareketlerinin canlandırılması için etkinlikler ve toplantılar organize ettiklerini söyledi. Denizli’de organize sanayi bölgelerinin (OSB) kurulmasında öncülük ettiklerini belirten Başkan Kasapoğlu, ‘İlimiz genelinde yeni OSB’lerin kurulmasına öncülük ediyoruz. Çivril OSB’de tüzel kişilik oluşturuldu. Çivril’de 51 firmayla ilgili olarak 1 milyonluk alanda ön taleplerde toplandı. Çivril OSB ile ilgili olarak sanayi odası, büyükşehir, Çivril Belediyesi ve Valilikle birlikte ortak çalışmalar yürütüyoruz. Bozkurt OSB ile ilgili çalışmalarda istediğimiz hıza ne yazık ki ulaşamadık. Orada arsa fiyatlarıyla ilgili sorunlar yaşıyoruz. Çardak OSB’ de ise istediğimiz doluluk oranına ulaştık. Makine Organize Sanayi bölgesi olarak ta ilgili firmaya yer teslimini yaptık. Bölgede ilk temeli törenle attık. OSB içinde ofislerimizi de kurduk. 2024 yılı içinde ilgili bakanlıkların hepsinden daha çok ve hızlı ödenekler alarak çalışmalarımıza devam etmek istiyoruz. Denizli Organize Sanayi Bölgesi içinde de bir fabrikanın ‘Model’ fabrika olarak kurulumunu yapıyoruz. Hazır kurulu fabrika binası içinde istenilen gerekli düzenlemeleri yaptırıp, mayıs ayı gibi hizmete almayı planlıyoruz’ dedi

 

Üye sayımız arttı

DSO olarak 1524 olan üye sayısını bir yılda yüzde 15 artışla 1760’a çıkarttıklarına dikkat çeken Kasapoğlu, ‘Geride kalan bir yılda ilimize 236 yeni sanayici daha kazandırdık. Odamız bünyesinde ilk kez duayen sanayicilerimizde içinde bulunduğu yüksek istişare kurulunu oluşturduk. Duayen sanayicilerimizle bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunuyoruz. Odamız bünyesinde ihracatta istihbaratçı yetiştirilmesiyle ilgili hazırladığımız proje kabul edildi. Yakın bir tarihte eğitimlerimizde başlayacak. Cumhuriyetimizin 100. Yılında odamızın da kuruluşunun 50. Yılını düzenlediğimiz görkemli bir törenle hep birlikte kutladık. Odamız üyelerimizin büyük bölümü ihracatçı da yapıyor. Yurt dışı müşterilerimizin çok önem verdiği ‘Yeşil dönüşüm ve sınırda karbon düzenleme mekanizmasıyla’ ilgili çalışmalarımız var” dedi 

 

İşler iyi gitmiyor

Artan girdi maliyetleri, istenilen seviyede olmayan dolar kuru nedeniyle ihracatçının dünya pazarında rekabet şansının her geçen gün azaldığına dikkat çeken Selim Kasapoğlu, ‘. Üyelerimiz ve ihracatçılarımız dolarla iş yapıyor. Başta asgari ücret olmak üzere girdi maliyetlerinin hepsi 5-6 kat yükseldi. Ancak dolar kuru geçen sürede sadece 2.5 kat yükseldi. Bir ürünü 5-6 kat yüksek maliyetle üretirken 2.5 kat fazlasıyla satarak rekabet edemez hale geldik. Bu gidişat sanayicimiz ve ihracatçımız içinde iyi bir gidişat değil. Bize göre dolar kuru şuan 40-45 TL seviyesinde olmalı. Bu kurla, bu girdi maliyetleriyle hiç kimse başa çıkamaz. Biz 2023 yılını zor geçirmiştik. Ancak 2024 yılı daha da zor geçecek gibi gözüküyor. Türkiye’de enflasyonda çok yüksek. Yüksek enflasyonun hiç kimseye bir faydası yok. Enflasyonu ancak üreterek durdurabiliriz.” Dedi

Para politikasında çarpıklık var

Dünya da ve ülkemizde etkili olan ekonomik krizle ilgili olarak bir taraftan parasal sıkılaştırma politikası uygulanırken yaklaşan yerel seçim öncesinde kamu harcamalarında büyük artışların gözlemlendiğine dikkat çeken Kasapoğlu, ‘Tüm dünyada maliyetler artarken, ülkemizde daha yüksek maliyetlerle üretim yapmaya çalışıyoruz. Sanayide kullandığımız elektrik enerjisinin fiyatı da büyük oranda arttı. Rekabet ettiğimiz ülkelerle ürün fiyatındaki fark yüzde 40-45’ler seviyesine çıktı. Bu böyle gidemez. Sanayicinin ihracatçının desteklenmesi gerekiyor. Teşviklerle sanayicinin rahatlatılması gerekiyor. İstihdamda devletimiz sanayiciye tam destek olmalı. Ülke gelenide 66 bin kişi istihdamdan çıkmışken, 175 bin kişi kamuda işe başlamış. İnsanlar artık fabrikalarda da çalışmak istemiyor. Üretmeden refah olmaz, refah varmış gibi göstermekte pembe bir tablodan öteye gitmez. Sürdürülebilir bir ekonomi için biz sanayiciler ve ihracatçılarımız önümüzü görmek istiyoruz. Bırakın 2025’i biz 2024’ü bile net görüp kararlar alamıyoruz” dedi