Üniversite ve Şehir İş Birliği Adına Önemli Toplantı

Üniversite ve Şehir İş Birliği Adına Önemli Toplantı

PAÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, PAÜ Üst Yönetimi ve PAÜ Hastaneleri Başhekimi Prof. Dr. Selçuk Yüksel, Denizli Platformu ile toplantıda bir araya geldi.

Rektör Prof. Dr. Kutluhan bu toplantının, Üniversite’ye olan güvenin tekrar sağlanmış olması adına önemli bir toplantı olduğunun altını çizerken, şehir ve Üniversite’nin el ele vererek artık üretime geçme zamanının geldiğini hatırlattı.

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, Rektör Yardımcıları; Prof. Dr. Necip Atar ve Prof. Dr. İbrahim Kısaç, PAÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet Çiçek ile PAÜ Hastaneleri Başhekimi Prof. Dr. Selçuk Yüksel, Denizli Platformu olarak bilinen Denizli Sanayici, Tüccar ve İşadamları Platformu üyesi meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri ile bir araya geldi.

Denizli Valiliğinde düzenlenen toplantıda, toplantının moderatörlüğünü yapan Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kutluhan ve PAÜ Üst Yönetimi ile Denizli Platformu olarak bir arada olmaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Pamukkale Üniversitesi’nin de kuruluş amaçlarından biri olan Üniversite-Sanayi-Şehir birlikteliğinin sağlanması için tüm kesimlerin elini taşın altına koyması gerektiğini hatırlattı. Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan’ın göreve geldiği bir buçuk yıllık süre zarfında bu birlikteliğin oluşturulması adına gösterdiği emeklerden dolayı teşekkürlerini ileten Keçeci, Denizli özelinde yaşanılan sorunların ve çözüm önerilerinin konuşulduğu bu toplantıların Pamukkale Üniversitesi’nin de katılımı ile devamının getirilmesi temennisinde bulundu.

Rektör Kutluhan: “Denizli her alanda yarışan bir şehir. Üniversite de bu yarışa dâhil olmalıdır.”

Toplantıda sözlerine, Denizli Platformu ile kendilerini bir araya getiren Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci ve katılımlarından dolayı Denizli Platformu üyesi oda ve derneklerin yetkililerine teşekkürlerini ileterek başlayan Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, Üniversite’nin adının duyurulmasına katkı sağlayan ve Üniversite’ye sahip çıkan herkese de ayrıca teşekkür etti. Bu toplantı ile son bir buçuk yılın özetini de yapmış olacaklarını söyleyen Rektör Prof. Dr. Kutluhan, PAÜ’nün her Denizlilinin de içinde taşıdığı “en iyisi olmak” duygusu ile açıldığına emin olduğunu belirtti. PAÜ’nün açılmasında Denizlililerin büyük gayreti olduğunu hatırlatan Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan: “Üniversite, ilim irfan ve geleceğin teminatı olan yerdir. Konum itibarı ile hayatın içindedir. Pamukkale Üniversitesi’ne katkı yapan tüm Rektörlere teşekkür ediyorum. İlk göreve geldiğimde, şehirden kopmuş, daha izole bir üniversite vardı. Birçok hocamız üniversiteden ayrılma planları yapar olmuş durumdaydı. Denizli her alanda yarışan bir şehir. Üniversite de bu yarışa dâhil olmalıdır. Üniversitemizdeki her hocamızın da bu yarışın içinde olması gerektiğini her zaman ifade etmeye çalıştım. Pamukkale Üniversitesi’nin şehirle bütünleşmiş bir üniversite olmasını istedik. Prensibimiz hep bu olmuştu. Denizli sanayisi, hepimizin de bildiği gibi ihracat yapıyor ve bu ihracatını orijinal ürünlere yönlendirmeye çalışıyor. Ar-Ge’nin, patentin, inovasyonun olduğu üniversite de işte tam bu noktada lazım. Bu alanda da üniversite ve şehir mutlaka buluşacaktır. Üniversitemize bugüne kadar güzel işler yapılmış. Mühendislik alanında güzel çalışmalara imza atılmış. Bölgenin en kapsamlı üniversite hastanelerinden biri yapılmış. Ancak bu basamağı daha yukarılara çıkarmalıyız.” şeklinde konuştu.

Rektör Kutluhan: “En İyisi Olma yarışına eğitim modelimizde değişikliğe giderek başladık.”

Sözlerinin devamında, Üniversitenin bir eğitim-öğretim kurumu olduğunu ve bu yüzden öncelikli konularından birinin de eğitim öğretim modelinde değişikliğe gitmek olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, göreve gelmesinin ardından uygulanmaya başlanan ‘Ters-Yüz Eğitim Modeli’ ve bu modelin faydalarından bahsetti. Şehrin de içinde bulunduğu en iyisi olma yarışına öncelikle eğitim modelinde değişikliğe giderek başladıklarını hatırlatan Rektör Prof. Dr. Kutluhan, pandemi şartlarında başladıkları bu eğitim modeli ile derslerin artık hoca-öğrenci buluşması şeklinde gerçekleştirdiklerini, derse önceden hazırlanıp gelen öğrencinin aklına takılan soruları, derste hocasına sorarak çözüme kavuşturduğunu dile getirdi. Bu eğitim modelinin çok daha önce uygulandığı fakültenin Tıp Fakültesi olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, bu eğitim modelinin başarısının, PAÜ Tıp Fakültesi’nden mezun olan öğrencilerin Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS)’da elde ettikleri başarılarla, kanıtlandığını söyledi. Türkiye’deki 120 tıp fakültesi arasında PAÜ’nün TUS başarı sıralamasında ilk 15’te olduğunun altını çizdi.

Rektör Kutluhan: “Sanayicimiz de bizler gibi Üniversitemizin büyüyüp, gelişmesini istiyor.”

Sözlerine Pamukkale Teknokent’te yaptıkları çalışmalara değinen Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, Teknokent Yönetim Kurulunu tekrar oluşturduklarını söyledi. İstifa etmelerinin ardından yönetim kuruluna tekrar dönüş sağlayan oda başkanlarına teşekkürlerini ileten Rektör Prof. Dr. Kutluhan, Teknokentlerin Üniversitede üretilen Ar-Ge, inovasyon ve bilginin ürüne dönüştürüldüğü yerler olduğunu söyledi. Son bir buçuk yılda, Pamukkale Teknokent’te yer almak için iş fikri olanların ve girişimcilerin ilgilerinin artığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, sanayiye danışmanlık yapan öğretim üyesi sayısının da dört katına çıktığına vurgu yaptı. Üniversite-sanayi iş birliğinin arttığını gösteren somut göstergelerden birinin de bu olduğunu sözlerine ekledi. Sanayicinin de Üniversite’nin büyüyüp gelişmesini istediğini hatırlatan Rektör Prof. Dr. Kutluhan, sanayicilerin kapılarını PAÜ’ye ve Üniversite Yönetimi olarak kendilerine her zaman açtıklarını, bu vesile ile hepsine bir kez daha teşekkür ettiği belirtti.

Rektör Prof. Dr. Kutluhan: “Bir buçuk yılda, Şehrimizin Üniversitemize olan güvenini yeniden tahsis ettik. Artık el ele vererek üretime geçme zamanı gelmiştir.”

Sözlerine, karşılıklı güven duygusunun oluşmasının, iş birliği ve daha iyiye ulaşmadaki önemine değinerek devam eden Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan: “Son bir buçuk yılda geldiğimiz noktaya bakacak olursak, bu nokta güven noktasıdır. Üniversite yönetimi olarak bugün buradayız. Üniversiteyi yönetme konusunda, şehrimiz, sizler, meslek odalarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız tarafından bizlere ciddi bir güven oluşmuştur. Artık şehrimiz Üniversitemize güveniyor ki bugün bu toplantıyı düzenledik. Güven duygusu oluştuktan sonra, artık iş bir sonraki boyuta yükselir. Artık şehir ve bu şehrin bir parçası olan üniversite olarak birlikte üretime geçmemiz gerekmektedir. Üretim için artık Üniversite, Şehirden ne istiyor; Şehir, Üniversiteden ne istiyor bunları belirlememiz gerekmektedir. Üniversitemiz, eğitim ordusu, öğrencileri ve sahip olduğu imkân ve mekânları ile şehrin ihtiyaçları doğrultusunda üretmeye hazırdır. Denizli Ticaret Odamızın Başkanı İbrahim Tefenlili Bey her zaman tohumculuğun önemine dikkat çekmiştir. Bizde de BİYOM adını verdiğimiz, hibrit tohum üretebilen bir merkezimiz var. Burada çalışma yapan hocalarımıza Çal’da ve Acıpayam’da uygulama arazisi tahsis ettik. Kendileri orada hibrit tohum alanında güzel çalışmalara imza atıyorlar. Denizli olarak her alanda varız. Tarım alanında da varız. Bu yüzden Ziraat Fakültesi eksikliğimiz var. Bu konuda da güzel ilerlemeler kaydettik ve en kısa zamanda Ziraat Fakültemizi de açmayı planlıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Rektör Kutluhan: “Fizik Tedavi Hastanemizi 2022 yılının Haziran ayında açmayı planlıyoruz. Çalışmalarımız bu yönde devam ediyor.”

Sözlerinin sonunda Rektör Prof. Dr. Ahmet Kutluhan, Denizli Platformu üyelerinin sorularını yanıtladı. Karahayıt’ta yapımı devam eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nin ne zaman hizmete açılabileceği konusunda gelen bir soru üzerine Rektör Prof. Dr. Kutluhan şunları kaydetti: “ Karahayıt Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’mizi 2022 yılının Haziran ayında inşallah açacağız. Bunun için Sayın Valimizin önderliğinde Ankara’da temaslarda bulunduk. Gereken ödeneğin aktarılmasını sağladık. Bu günlerde makine ve teçhizat konusunda ilk ihale yapılıyor. Önümüzdeki yıl da ikinci ihaleyi yaptıktan sonra planlarımız Haziran ayında hastanemizi açmak üzerinedir. Ruhsat konusunda da yine bugünlerde Sağlık Bakanlığımızdan bir heyet hastanemizde incelemelerde bulunacak. Yapılan değerlendirme sonucu hazırlanacak raporun sonrasında işlemler hızlanacaktır.”

Başhekim Prof. Dr. Yüksel: “Denizli ve çevre illerden PAÜ Hastanelerinde tedavi görmeye olan talepte artış yaşandı.”

Toplantı, PAÜ Hastaneleri Başhekimi Prof. Dr. Selçuk Yüksel’in PAÜ Hastanelerinde son bir yılda yapılan çalışmalar ve yapılması hedeflenen projelere ilişkin sunumu ile devam etti. Son bir yıllık süreçte Denizli ve çevre illerden PAÜ Hastanelerinde tedavi görmeye olan talebin arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Yüksel bu talebin gerek poliklinik gerekse yataklı servis sağlık hizmetlerinde arttığını belirtti. Yatan hasta sayısının 40 binden 53 bine yükseldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Selçuk Yüksel, yapılan ameliyat sayısının da bir önceki yıla göre yüzde 35 arttığını ifade etti. PAÜ Hastanelerinde, ilk on ayda 35 bin Covid-19 aşısı uygulandığını belirten Prof. Dr. Yüksel bu süreçte yaklaşık 100 bin PCR testi yapıldığını sözlerine ekledi. Ünitelerde yapılan fiziki iyileştirme çalışmalarına değinen Prof. Dr. Selçuk Yüksel daha sonra yapmayı planladıkları Çocuk Hastanesi, Diş Hekimliği Hastanesi, İnme Merkezi ve Bilimsel Araştırmalar Merkezi projelerinden bahsetti.

Prof. Dr. Yüksel: “Çocuklarda böbrek nakli gerçekleştirebilen sayılı hastanelerden biriyiz.”

Sunumunda, Çocuk Hastanesine olan ihtiyaca değinen Prof. Dr. Yüksel, geleceğimizin teminatı olan sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde çocukların sağlık sorunlarının giderilmesinin önemine dikkat çekti. PAÜ Hastaneleri olarak Türkiye’de çocuklara böbrek nakli yapabilen sayılı hastanelerden biri olduklarının altını çizen Prof. Dr. Selçuk Yüksel, 17 böbrek nakli gerçekleştirdiklerini, Çocuk Hastanesi bünyesinde yapacakları anne oteli ile de tedavi görecek çocukları annelerinden ayırmamış olacaklarını söyledi. Çocuklarda görülen özel metabolik hastalıklar ve çocuk yanık merkezini de hayata geçirmeyi istediklerini belirten Prof. Dr. Yüksel, SMA Erken Tanı ve Tedavi Merkezi kurarak oldukça maliyetli olan SMA tedavilerinin erken tanı ile çok daha kolay ve daha düşük maliyetli olabileceğini hatırlattı.

Diş Hekimliği Hastanesi ile engelli ve yaşlı bireylerin diş tedavilerini genel anestezi ile yapmayı planladıklarını ifade eden Prof. Dr. Selçuk Yüksel, bu tedavi yönteminin Avrupa ve Amerika’da yaygın olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Yüksel: “İnme vakalarında ilk 6 saatte müdahale yapabilmek çok kritik önem taşıyor.”

İnme Merkezi ile ilgili olarak ise gelişen tanı ve tedavi yöntemleri ile tüm dünyada ortala yaşın erkeklerde 80, kadınlarda 85’e çıktığını söyleyen Prof. Dr. Selçuk Yüksel, “İnme, ileri yaşlarda bizleri bekleyen hastalıklardan biridir. En önemli özelliği erken tanı ile fark edilebilir olmasıdır. Türkiye inme kuşağındadır. 112’de görev yapan sağlık personelleri inmenin tanısı konusunda eğitim aldılar ve bizlerle de koordineli çalışıyorlar. İnme şüphesi olan hasta ilk 6 saatte bize ulaşırsa yüzde 100 sağlığına kavuşabilir ancak süre aşılırsa beyinde hasar bırakabilir.” dedi.

Prof. Dr. Selçuk Yüksel, sözlerinin sonunda Denizli’nin desteği ile Bilimsel Araştırmalar Merkezi projelerini de hayata geçirmek istediklerini ekledi.